top of page

Duygulu ''Cool'' Kültür Dergisi


Ninemin Hikâyesi
Yoksulluk, emek ve Anadolu'nun sözlü anlatı geleneğini mitolojik imgelerle buluşturan bu şiir; bir ninenin anlattığı hikâyeden doğan destansı bir dönüşümü ve insan ruhunun direncini anlatmaktadır.

Bengisu Savran
2 gün önce1 dakikada okunur


Röportaj Serisi 8- Vaktimiz Varken Röportaj Yapalım Dedik!
Vaktimiz Varken grubunun değerli üyeleriyle çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik, merak ettiğiniz soruları cevaplandırdık.

Aslı Ermaya
4 gün önce3 dakikada okunur


Hollywood’un En Güçlü Kadın Oyuncularından Biri: Anne Hathaway
Gerçek adı aslında “Anne Jacqueline Hathaway” olan oyuncumuzu incelemeye başlamadan önce, kendisini ilk olarak Sefiller filmi ile tanıdığımı belirteyim. O andan sonra ne kadar filmi varsa izlemeye çalıştım. Ne zaman bir afiş görsem ve afişte Anne varsa, hiç düşünmeden oynat düğmesine basmaktan çekinmedim.

Erdal Burak
31 May4 dakikada okunur


İmkansızlığın Ardındaki Umut
Tarihe iz bırakan kadınların mirası, imkânsızlıklara rağmen pes etmeyenlerin hikâyesidir. Sabiha Gökçen, Tansu Çiller gibi isimler, her alanda var olarak direndi. Size sesleniyorum: Kaldırın başınızı, hayallerinize inanın. Engel ne kadar büyük olursa olsun, umudunuzu kaybetmeyin. Siz kendi hayatınızın ressamısınız; fırça sizin elinizde. Hata yaparsanız yeniden başlayın, pes etmeyin. Kadınlar tek bir çiçekle sınırlı değildir; yıkın duvarları, gidebildiğiniz yere kadar gidin.

Emine Kurt
25 May3 dakikada okunur


2026 Haziran Ayında Vizyona Girecek En Yeni Filmler
2026 Haziran ayında vizyona girecek filmleri tanıtan bu yazı; korku-gerilim, animasyon-aksiyon, bilim kurgu ve devam filmleri olmak üzere dört ana kategoride sunum yapıyor. Scary Movie, Toy Story 5, Örümcek Adam özel gösterim ve Robin Hood’un Ölümü gibi dikkat çeken yapımları heyecanlı bir dille okuyucuya aktarıyor. Yaz tatilinde sinemaseverler için bir rehber niteliğinde.

Büşra Akel
24 May2 dakikada okunur


Kalbin Kırılgan ve Sessiz Çığlığı: Sevdiğim Sensin Dizi İncelemesi
Toz pembe aşklara elveda! Gerçek, yalın ve savunmasız bir sevgi hikayesi: “Sevdiğim Sensin”. Helin Kandemir’in kırılgan bakışları, Aytaç Şaşmaz’ın kontrollü duruşuyla karakterler iç savaşlarını yaşıyor. Az kelime, yoğun bakışmalar… Soğuk mekânlarda yalnızlık, sıcak tonlarda umut. Yan karakterlerin derin yaraları hikâyeyi sürüklüyor. Duygu, müzik ve yakın çekimlerle kalbin sessiz çığlığına ortak olun. İzlemeyin, hissedin.

Büşra Akel
21 May2 dakikada okunur


Kelebeğin Kozası
Kelebeğin Kozası'nda evin anlamı sorgulanıyor: Fiziksel bir yapıdan ziyade güvenli bir sığınak, huzur ve aidiyet duygusunun kaynağı olarak nitelendiriliyor. Yazar, evin aslında kafamızın içi olduğunu, alışkanlıkları bırakmanın da iyileştirici gücü olduğunu vurguluyor. Kendi ruhumuzun çatlak duvarlarına tutunmak gerektiğini hatırlatıyor. Ev, anılar, kokular, sıcacık anlardan ibarettir diyerek konuyu özetliyor.

Ebru Bozcuk
18 May3 dakikada okunur


Masumiyet Müzesi: Aşk Mı, Takıntı Mı, Hatıralarla Örülü Bir Saplantı Mı?
Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından uyarlanan Masumiyet Müzesi dizisi, 1970'ler İstanbul'unda zengin bir ailenin oğlu Kemal ile uzak akrabası Füsun arasındaki takıntılı aşkı konu alır. Nişanlıyken Füsun'a tutulan Kemal, onu kaybettikten sonra ona ait eşyaları biriktirerek bir "masumiyet müzesi" kurar. Dizi, aşk, saplantı, toplumsal baskı ve nostalji temalarını işler.

Büşra Akel
16 May2 dakikada okunur


Bir Kalbin İkiye Bölünmesi: Bebeğime Mektup
Anne olmanın en zorlayıcı yanı "Yeterli miyim?" sorusuyla savaşmaktır. Bu soruyla mücadele ederken herkes benden daha iyi gibi geliyor. Bebek ağladığında ne istediğini anlayamamak, onu susturamamaktır.

Büşra Akel
10 May2 dakikada okunur


Geçmişin Yaraları: A.B.İ. Dizi İncelemesi
Geçmişin yaralarını saran A.B.İ, aileyi kader ve kelepçe olarak işliyor. Kenan İmirzalıoğlu’nun canlandırdığı Doğan’ın yıllar sonra evine dönüşüyle sırlar aralanıyor. Afra Saraçoğlu karşısında sert-sönük uyum tartışılsa da atmosfer, müzikler ve bakışların anlattığı suskun sahneler öne çıkıyor. Eleştiriler: okul kesintileri, yüzeysel yan karakterler ve tekrarlayan senaryo. Sorunlarını aşarsa uzun soluklu olabilir. Aile nedir sorusunu başarıyla sorguluyor.

Büşra Akel
5 May2 dakikada okunur


Hiçlikten Her Şeye
Hiçlikten var olan bir kadının, gelincik metaforuyla anlattığı güçlü hikâyesi. Toplumun baskılarıyla sessizliğe mahkûm edilen küçük bir kız çocuğu, hayallerinden ve kimliğinden koparılmak istenir. Ancak pes etmez; düştükçe kalkar, her yarasına rağmen yoluna devam eder. Zamanla stilettolarıyla sokaklarda iz bırakan, projeleriyle zihinlerde yer eden, kimliğini kendi elleriyle inşa eden bir kadına dönüşür. Bu, sadece bir varoluş değil, başkalarına da ilham olan bir diriliş öyküs

Emine Kurt
20 Nis3 dakikada okunur


Karanlığın İçinde Bir Hikâye: Yeraltı Dizi İncelemesi
Son yıllarda Türk televizyonlarında suç ve dram türünde birçok dizi izledik ancak bazı yapımlar vardır ki daha fragmanını gördüğümüz anda izleyicide merak ve heyecan uyandırır. İşte bu dizilerden biri de şüphesiz Yeraltı dizisidir. Suç, aşk ve güç mücadelelerini aynı hikâye içinde anlatan bu yapım; güçlü oyuncu kadrosu, karanlık atmosferi ve aksiyon dolu sahneleriyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Büşra Akel
17 Nis2 dakikada okunur


Sosyal Karşılaştırma: Dijital Çağda Benlik Saygısı ve Mutluluk Paradoksu
Sosyal karşılaştırma sadece kişisel hayatta değil, profesyonel alanda da ciddi hasarlara yol açmaktadır. Modern iş dünyası, çalışanları sürekli birbirleriyle kıyaslayan performans sistemleri üzerine kuruludur. Bir meslektaşının başarısını kendi yetersizliği olarak gören bir çalışan, sağlıklı bir rekabet yerine yıkıcı bir rekabetin içine girer.

Gaye Erkan
13 Nis4 dakikada okunur


Karanlıkta Yan Yana Oturmayı Özlemek
Sinema salonunu özlemek, aslında yalnızca bir mekânı özlemek değildir. Bir hâli, bir alışkanlığı, hatta “birlikte susabilmeyi” özlemektir. Şimdi evde, tek başına izlenen filmler var; durdurulan sahneler, geri sarılan diyaloglar, araya giren bildirim sesleri ve daha nice şey. Oysa sinema salonu, insana durmayı, sabırlı olmayı ve beklemeyi öğretirdi.

Büşra Akel
6 Nis3 dakikada okunur


Bir Müverrih-i Asr: Prof. Dr. İlber Ortaylı
Tarih denildiğinde çoğu zaman akla ilk gelen ifade, onun “tekerrürden ibaret” olduğudur. Ancak bu tekerrür, yalnızca geçmişten ders çıkarma zaruretini anlatmaz; kimi zaman kendi alanında iz bırakmış, çağdaş müelliflerin dâr-ı bekâya irtihali için de hüzünlü bir hatırlatmaya dönüşür. Nitekim İlber Ortaylı da kendine mahsus üslubu, engin tarih bilgisi ve kuvvetli entelektüel birikimiyle bir nesle tarihi sevdirmiş, geçmişe bakmanın yalnızca bilgi edinmek olmadığını öğretmiştir.

Umut Çetinbaş
2 Nis2 dakikada okunur


Bilginin Anlamlılığı
Bilginin anlamlılığı, bilginin bireyin mevcut bilgi yapısıyla ilişkilendirilip değerli ve kullanışlı hale gelmesidir. Anlamlı bilgi kalıcı öğrenme sağlarken basit bilgi yüzeysel kalır. Bağlantı kurma, aktif öğrenme ve görsel araçlar anlamlılığı artırır. Bu, öğrenme süreçlerini etkinleştirir, karar vermeyi iyileştirir ve kişisel gelişime katkı sunar.

Gaye Erkan
30 Mar2 dakikada okunur


Baharın Simgesi: Marteniçka
Marteniçka, Balkanlar'da baharın gelişini müjdeleyen, kırmızı ve beyaz ipten yapılan geleneksel bir süstür. 1 Mart’ta takılır, leylek veya kırlangıç görülene kadar bilekte taşınır. Kırmızı renk yaşamı ve gücü, beyaz ise yeni başlangıçları temsil eder. Rivayete göre, savaştan dönen kralın getirdiği mesajla ortaya çıkmıştır. Günümüzde sevdiklere hediye edilerek baharın coşkusu paylaşılır.

Hilal Ecem Arı
23 Mar1 dakikada okunur


Dünya Şiir Günü Neden Önemlidir?
Dünya Şiir Günü (21 Mart), UNESCO'nun 1999'da ilan ettiği özel bir gündür. Şiirin en eski sanatlardan biri olarak kültürel mirası taşıdığını ve dil sınırlarını aşan evrensel bir iletişim aracı olduğunu vurgular. Bireysel duyguları ifade eder, toplumsal sorunları gündeme getirir. Eğitimde dil becerilerini ve yaratıcılığı geliştirir. Günümüzde yeni platformlarda yaşayan şiir, bu tarihte okumalar, atölyeler ve yarışmalarla kutlanarak gelecek nesillere aktarılır.

Gaye Erkan
21 Mar2 dakikada okunur


18 Mart Çanakkale Zaferi ve Sessiz Kahramanlarımız
18 Mart Çanakkale Savaşı, 1. Dünya Savaşı'nın en kritik cephelerinden biridir. Ancak onu özel kılan yalnızca bu durum değildir. Bu savaş, imkansızlıkların inançla nasıl yok edildiğinin, bir milletin küllerinden doğmasının kanıtıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları boğazı geçmek için ilerlerken, karşılarında yalnızca silah görmediler; kararlılık ve vatan sevgisini, halkın birliğini gördüler.

Büşra Akel
18 Mar2 dakikada okunur


Dikkat! Arkadaşlığınız Toksik Olabilir!
Arkadaşlık, sevgi ve enerji yatırımımızdır. Doğru arkadaş, hayatınıza renk katar, kahkahalarla dolu anlar yaratır. Toksik arkadaş ise sessiz bir çivi gibi, zamanla ruhunuzda çatlaklar oluşturur. Kendi mutluluğunuzu korumak, toksik arkadaşlığı fark etmek ve gerektiğinde mesafe koymak en doğal hakkınızdır.

Büşra Akel
12 Mar2 dakikada okunur
bottom of page