top of page

Bir Kalbin İkiye Bölünmesi: Bebeğime Mektup

Bir anne ve bebeği.
Bir Anne ve Bebeği

Anne Olmak


Anne olmayı anlatmaya başladığım bu yazımda ne yazsam yetersiz kalıyor; anne olmanın hissini hiçbir kelime karşılamıyor çünkü anne olmak, öğrenilen bir şeyden çok hissedilen, hatta bazen insanın içine sığmayan, taşan bir duygudur.


13 Şubat günü kalbim ikiye bölündü sanki.


Biri bende kalırken, diğeri gözümün nurunda atmaya başladı. Senden önce, başkalarında izlemiştim anne olmayı. Başkalarının kucağında mışıl mışıl uyuyan bebekleri, telaşla hazırlanan çantaları, uykusuz gözleri... Dışarıdan bakınca zor, karmaşık ve en çok da yorucu bir süreç gibi gelmişti gözüme ama anne olunca anladım ki yorgunluk denilen şeyin başka bir anlamı varmış. Yorulmak, bana, sana ait olduğumu hatırlattı her seferinde.


Seni kucağıma aldığım o ilk an, tarif edemediğim bir şey yüklendi kalbime. Beraberinde de bir korku: "Ya iyi bakamazsam?", "Ya iyi bir anne olamazsam?" soruları yerleşti usulca yüreğime. Meğer anne olmak; sevginin en büyüğüyle korkunun en derinini bir kalpte, şikâyet etmeden taşımakmış. Seninle öğrendim.


O ilk geceler...


Belki de hayatımın en uzun geceleriydi. Sen mışıl mışıl uyurken ben seni izliyordum hem hayranlıkla hem de korkuyla.


En ufak kıpırtında hemen nefesini kontrol ederdim. Yorgunluk, bedenimle zihnimi yorarken, sana bakmaktan kendimi alıkoyamazdım.


Tatlı bir bebek görseli.
Bebek

Anne Olmanın Zorlukları


Anne olmanın en zorlayıcı yanı "Yeterli miyim?" sorusuyla savaşmaktır. Bu soruyla mücadele ederken herkes benden daha iyi gibi geliyor. Bebek ağladığında ne istediğini anlayamamak, onu susturamamak...


İşte bu anlarda insan kendini eksik hissetmeye başlıyor. Ben de eksik hissettim kendimi ama anneliğin kusursuz olmak değil, her gün bir şey öğrenmek olduğunu anladım.


Ben sen doğduğundan beri sabretmenin sınırlarını keşfettim.


Aynı ninniyi bininci kez söylemekten bıkmamayı öğrendim, uykusuzluğun gri sabahlarında sadece senin bir gülüşünle güneşin doğabileceğini gördüm her gün.


İlk başta "Ben bunu nasıl yapacağım?" diye sordum kendime ama sonra bir baktım ki korktuğum her şeyi yapabiliyorum. Hem de daha güçlü bir şekilde.


O herkese göre sıradan ama bana göre her biri birer mucize olan anlar...


İlk gerçek gülüşün, dünyayı keşfeden o ilk meraklı bakışın, parmağımı bir limana tutunur gibi sımsıkı kavrayışın... Hepsi birer mühür gibi kazındı ruhuma.


Anne olmak, her yaşında korkularının artması ama bir o kadar da sevginin artmasıymış; anne olunca anladım.


Bazen sessizce ağladım, bazen dizlerimin bağı çözülecek kadar yoruldum. Kendimi yetersiz hissettiğim o dipsiz kuyulara düştüğümde ama yine seninle ayağa kalktım. O boncuk gözlerin bana öyle bir güvenle bakıyordu ki sanki "Sen benim için en iyisisin anne," diyordun.

İşte o an; anne olmak için hazır olunmadığını, sevmekle hazır olduğunu anladım. Anne olmak bir insanı büyütmekten çok, onunla yeniden doğmakmış. İyi ki annen oldum. İyi ki bu dünyayı seninle yeniden öğreniyorum. Benim canım bebeğim, şimdiden iyi ki sen.


Bu satırları ileride okuman dileğiyle...

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Sosyal Medyada

Mucizelere Tanık Olabilirsiniz

  • Youtube
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Twitter

Mucizelere İnan

Gerçek Olsunlar

Reklam ve İş Birlikleri:

​0534 874 08 32

© 2026 by Mucize Dergi

Image by Andrew Neel

Yolculuğumuza Siz de Dahil Olun!

Mucize Dergi’de her fikir değerli, her ses duyuluyor. Aramıza katılın ve bu yolculukta birlikte yürüyelim!

Aramıza Katıldığınız için Teşekkürler :)

bottom of page