İmkansızlığın Ardındaki Umut
- Emine Kurt

- 1 gün önce
- 3 dakikada okunur

Sabiha Gökçen'den Tansu Çiller'e: Tarihe İz Bırakan Kadınların Mirası
Peki ya sizler ya da satırlarım arasında dalıp gitmiş olan sen. Evet, sana sesleniyorum. Çık o sonu gelmeyen kör düşüncelerden. Her şey çok zor görünebilir ama asla imkânsız değil. Yapabilirsin, inan bana. Elbette zorlanacaksın. Baksana benim hikâyeme, yaşadığım topluma. Ben kadınların her gün ezildiği, aşağılandığı, ağıza alınmayacak hakaretlere maruz kaldığı, yaşadığı hayattaki tek amacı dünyaya bir bebek getirmekle sınırlandırıldığı, yaşamak da dahil bütün haklarına el konulduğu bir toplumdan geliyorum. Evet, ben o toplumun bir parçasıydım; fakat hiçbir zaman o topluma ait olmadım, olmazdım da. Zaten bu yüzdendi direnişim, bu yüzdendi bitmek bilmeyen hırsım ve şimdi de sizlere sesleniyorum.
Bizler her şeyi yapabilecek güçteyiz. Kaldırın kafanızı ve etrafınıza bakın. Gözlerinizin değdiği her bir köşede size benzeyen birisini bulacaksınız: Havada, karada, suda hatta uzayda bile. Her bir köşede bizden bir iz, bir parça var, çünkü bizler her şeye rağmen pes etmeyip gücünü, bizi yıkmaya çalışan darbelerden alan kadınlarız. Biz Sabiha Gökçen’iz, Safiye Ali’yiz, Tansu Çiller’iz, Nermin Neftçi’yiz, Türkan Akyol’uz; biz, ismini hafızalara kazıyan koca bir neslin torunlarıyız. Belki de onlardan birisi de sensin ve ben de senin yazdığın tarihten esinlenen küçük bir kız çocuğu. Şu an belki de senin kullandığın bir trende yağan yağmuru izleyerek hayallere dalıyorum ya da senin öğretmeni olduğun bir sınıfta gözlerinin içine bakarak nasıl öğretmen olabilirim diye düşünüyorum. Diyorum ya, sen her yerde var olan o kadınsın, ben de senin olduğun her yerde var olarak geleceğini izleyen o kız çocuğuyum.
İmkânsızlıklar İçinde Doğan Güç: Kadınların Pes Etmeyen Hikâyesi
Unutmayın kendinize inandığınız sürece imkânsız diye bir şey yoktur. Evet, önünüze birçok engel çıksa bile; çünkü her şey sizde bitiyor. Sizin hayallerinizi gerçekleştirmeye dair umudunuz, kendinize olan inancınız biterse, isterseniz her şeye sahip olun, yolunuz taşlarla değil pamuklarla döşenmiş dahi bile olsa yine de hiçbir şey yapamazsınız. Bırakın isminizin önüne ünvan eklemeyi, bir birey olarak bile var olamazsınız. Sadece şunun kızı bunun karısı olarak anılırsınız, gerisi hiç. Bu şekilde sadece başkalarının hikâyelerinde yan karakter olarak var olup sonra da silinir gidersiniz. O yüzden asla inancınızı, umudunuzu kaybetmeyin. Onlar filizlenip büyüyecek bir çiçeğin tohumları ve belki de sonradan birçok çiçeğin var olmasını sağlayacak bir döngünün ilk başlangıcı.

Kendi Tablonun Ressamı Olmak: Hayallerine Ulaşmanın Sırrı Pes Etmemek
Hiçbir hayal öylesine kurulmamıştır. Defterinin sayfalarını, odanın duvarlarını, kıyafetlerini, oyuncaklarını, zihnini, geleceğini hatta rüyalarını süsleyen hayallerini gerçekleştirmeye değer bulmuyor musun? O hâlde neyi bekliyorsun? Kalk ve kendin için, geleceğin için o büyük adımı at. Önce kendi yeteneğini keşfet sonra ise keşfettiğin bu yetenek doğrultusunda hayatını şekillendir. Pes etmeden, her gün biraz daha ilerleyerek ressamı olduğun bu tabloyu bitirmeye çalış. Tabii ki bazen sorunlarla karşılaşacaksın, fakat hiçbir neden tabloyu bitirmene engel değil. Mesela boyan mı bitti, yeni bir tanesini alabilirsin ya da istediğin rengi mi bulamadın, o halde elinde var olan renkleri karıştırarak yeni bir renk elde edebilirsin. Hadi diyelim tablo yine istediğin gibi olmadı. Olur ya bir hata yaptın, fakat bu da pes etmeni gerektirmez. Alırsın fırçayı, hiçbir fırça darbesinin olmadığı tertemiz bir sayfaya ilk darbeni indirirsin. Bu şekilde belki de günlerce, aylarca ya da yıllarca denersin. Pes etmeden oluncaya kadar ama illaki olur ve hiçbir anlamı olmayan, sıradan bir tuval anlam kazanıp bir tabloya dönüşür; fakat burada önemli olan bu süreç boyunca sabırlı olup pes etmemektir.
Hatırlıyor musun, sana yazımın ilk satırlarında bir çiçekten bahsetmiştim. Bir savaşın ortasında var olup aldığı bütün darbelere rağmen yıkılmayan o çiçekten, gelincikten. Aslında kadınları tek bir çiçekle sınırlandırmak ne kadar da yanlışmış. Hayatın her alanında var olan bizler neden kendimizi tek bir çiçekle sınırlandırılalım ki? Peki ya sizler? Sizler neden hayalinizi tek bir şeyle sınırlandırıyorsunuz? Yıkın bütün duvarları! Gidebileceğiniz yere kadar gidin. Unutmayın, bu tablonun ressamı sizlersiniz ve fırça sizin elinizde. İster basit bir ağaç çizin ister herkesin diline dolanan bir tablo ortaya çıkarın; fakat asla pes etmeyin.




Yorumlar