Unutulmayan Aşk
- Emine Kurt

- 5 Ağu
- 2 dakikada okunur

Dünya Seninle Renklenirdi...
Şimdilerde her şey tek bir renk gibi görünüyor oysa bir zamanlar dünya senin varlığınla renklenirdi, geçtiğin her bir sokak sesinle mest olur kokuna kucak açardı. Ben ise bu eşi benzeri olmayan manzarama bakıp hayran olurdum. Sana, beni benden alan kokuna, cıvıl cıvıl sesine... seni sen yapan her şeye.
Sonra ise bir gece vakti geliyor aklıma, içli bir ses kulaklarımda yer edinip bir vedanın son demlerini fısıldıyor usulca. İşte o an, ilk defa sana karşı sağır olmak istiyorum, ilk defa başladığın bu cümleyi bitirmemeni istiyorum; çünkü biliyorum bu nokta sadece o cümleyi bitirmek için konmayacak. Beni, bizi, anılarımızı, hayallerimizi de bitirecek ve ben son defa gözlerine bakıp bizden bir iz arayacağım.
Yoktu, gözlerinde bize dair hiçbir iz yoktu. Sanki öylesine boş bir duvara bakıyormuşsun gibi bakıyordun bana; sanki hiç sevmemişsin gibi, sanki hiç tanımıyormuşsun gibi.
O gün , o gece hiç bitmedi. Sen gittin belki ama ben o soğuk zeminde senin benden gidişini izledim. Her bir adımında biraz daha sindim kendime, biraz daha sarıldım kalbime. Belki dedim, belki son bir defa bakarsın. Bakmadın. Sen bakmadın, ben ise sevdiğim kadının karanlıkta kayboluşunu izledim.
Senin gidişinin üzerinden kaç ay geçti bilmiyorum. Ama geçen her bir ayda seni unutmak, şu kalbimden söküp atmak istedim. Senin gidişini, sözlerini hatırlayıp senden nefret etmeye çalıştım. Ettim de unuttum da. Artık seni unuttum duyuyor musun? Ben çok sevdiğim o kadını unuttum.
Sanmıştım...
Oysa o kadar çok unutmak istedim ki seni, anılarımızı, hayallerimizi, kokunu, bana seviyormuş gibi bakan gözlerini... ama işte sadece unutmak istedim. Hâlâ içimde sana karşı olan bu aşk bitmemişken, hâlâ delice severken, hala üstüm sen kokarken unutmak istedim. Şimdi ise ellerimin arasında sana ait bir fotoğraf var. Evet, senin çirkin çıkıyorum diye çekinmek istemediğin benim ise en çok sevdiğim fotoğrafın. Bir insan bu kadar güzel gülerken, bu kadar aşkla bakarken, bu kadar mutluyken nasıl gider diye düşünmeden edemiyorum. Hatta bazı geceler düşünmekten gözüme uyku bile girmiyor ama sabah uyanıp sanki hiçbir şey olmamış gibi sanki seni çoktan unutmuşum gibi hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Oysa -mış gibi yaparken bile hala seni düşlediğimi, her yerde senden bir iz aradığımı sadece ben biliyorum.
Çok zor sevgili... sana hâlâ aşıkken seni unutmaya çalışmak, seninle birlikte renklerin de beni terk ettiği bu hayatta yaşamaya çalışmak çok zor. İçim kan ağlarken yüzümün gülücükler saçması, gecemin senle bitip gündüzümün sensiz başlaması... yapamıyorum sevgili, unutamıyorum. Belki de unutmak istemediğim için unutamıyorum ya da -mış gibi yaparken bile seni düşlediğim için bilmiyorum ama nedeni ne olursa olsun ben seni unutamıyorum. Peki, sen beni unuttun mu sevgili?




Yorumlar