Unutmak: Bastırılmış Anılar
- Hazal Taştemur

- 2 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Unutmak Nedir?
Unutmak, kimi zaman bir zayıflık olarak görünse de bazen beden için gerekli bir
ihtiyaçtır. Bazı anıların yükü, her gün sırtında taşıdığın bir odun çuvalı gibidir. Öylece
dursan da, yol alsan da yorulursun. Şu anı yaşayabilmek için bazen bırakmak gerekir.
İnsan öyle bir mekanizmadır ki kendini koruyabilmek için bazen o odunları gerekli
yerlerde fark etmeden bırakır. Bu işlevi beyin o kadar iyi halleder ki psikoloji biliminde
buna, “adaptif unutma” denir. Düşünün, beyniniz artık bu anının sizin için önemli
olmadığını ve unutmanın daha iyi olduğunu düşünüp o anıyla alakalı sinaptik
bağlantıları zayıflatıyor. Sizce de çok ilginç değil mi?

Freud: Bastırma Kuramı
Freud ise bu durumu “bastırma kuramı” ile desteklemektedir. Büyük düşünür Sigmund Freud'a göre, insan zihni üç bölümden oluşur:
Bilinç:
Birincisi bilinçtir. Bilinci, farkında olduğumuz düşünceler olarak ele alabiliriz. Şu an
yaptığınız herhangi bir eylemin farkında oluşunu buna örnek olarak verebiliriz.
Bilinç Öncesi:
Bir diğeri ise bilinç öncesidir. Farkında oluşunuzla tamamen arka plana atışınız arasında
bir geçiştir. Yani şu anda farkında olmadığınız ama isteyince
hatırlayabileceğiniz düşünceleri kapsar.
Bilinç Dışı:
Gelelim bilinç dışına. Burası bizim bir nevi dokunulmaz alanımızdır. Bilinç dışı, bastırılmış arzularımız, kaçtığımız duygularımız, korkularımız, bizi yaralayan her şeydir. Düşünün, aslında tamamen yok değiller, tek bir kıvılcımla nüksedebilirler fakat sadece gündelik hayatımızın dışındadırlar. Dolayısıyla birey, tehditvari ve acı veren yaşanmışlıkları bilinçdışına iter. Bu
anıları bastırma, bireyin bilinçli olarak yaptığı bir şey olmasa da ruhsal ağırlığı olmamasına yardımcı olmaktadır.
Peki Gerçekten Unutmak Mümkün Mü?
Bunun cevabı hem evet, hem hayır diyebiliriz. Bazı bilgiler tekrar edilmediği zaman
unutulabilir fakat bazı anıları unutmak gerçekten de zorlayıcıdır. İnsanlarda
travmatik etkiler bırakmış ve duygusal anlamda ağır gelen geçmiş sadece bastırılmaktadır.
Bilinçdışında varlığını sürdürür ve herhangi bir duygusal tetiklenmede varlığını
hatırlatabilir.
Bunların yanı sıra -eminim- sizin de yaşadığınız bir beyin işleyişinden
bahsedeceğiz. Korku ve stres anında beyin, aşırı kortizon salgıladığından hafıza
merkezinde bazı sinaptik etkiler doğurur. Bu anıları hatırlamaya çalıştığımızda çoğu
ayrıntıyı unuttuğumuzu fark ederiz. Dolayısıyla beyin, öyle güçlü bir mekanizmadır ki
zihnimizde yer edinmiş birçok gereksiz ve zarar veren bilgiyi sınır dışı ediyor
diyebiliriz.
Unutmanın bazen acı verici bir hissi olsa da bazen de yalnızca bir kaçış yoludur. Belki
de unutmanın iyileştirici özelliğine tutunmak gerekir. Bazı durumlarda unutmak,
aslında zayıflık değil de bir korunma halidir. Kim bilir belki de unutmak bazen,
anılarda kaybolmayıp kendinizi hatırlamaktır, ne dersiniz?




Yorumlar