Temmuzun Gölgesi

Temmuzun gölgesini getiren...
Nereden çıkmıştın karşıma sahi?
O sabahtı gecemin o vakti,
Temmuzu getirmiştik bana;
Sıcağı, kumu, güneşi getirmiştik.
İstemeden sana dönüşüverdim;
Baktım elim, ayağım, her yanım yanık, yara...
Denizi kokladım, sen kokuverdin,
Tuzlu tuzlu, biraz da buruk.
Deniz oldum sonra, aktım;
Nemleri taşıdım kuluçkalarımda.
Sen oldum sonra...
Seni gördüğüm vakit kaçacaktım oradan oysa.
Sen oldum sonra;
Gölgende biraz seviştim kendimle,
Benden biraz pembelik karıştı denize.
Ben oldun sonra, koyu bir hava.
Temmuz gibiydi hayat; sıcak ve bunaltıcı...
Sanki öğlenin 12’sinde senden başka gölge kalmıyordu.
Sığınıyorum sana;
Yine bana hayat ve su ve mavilik.
Koyulaştı rengimiz, derimiz daha kalın artık.
Nereye gideceğini bilmeyen, bir seni bilen ben,
Yine kapındayım; Temmuzdan kaçmış bir başka balığım.
Maviliklerine pembeler karıştı.
Hayır, geri istiyorum rengimi!
Daha parlak, daha canlı...
Ama artık ne ben o rengim ne de sen masmavi;
Sana da biraz Temmuz karıştı,
Sana da biraz ben karıştım.
Yıkan istediğin kadar, unutma, ben oradayım.





Yorumlar