top of page

Röportaj Serisi 7- Pera’da Bir Lola Oyunu

Pera'da Bir Lola Afişi.
Pera'da Bir Lola Afişi

1920’lerin büyülü atmosferinde geçen “Pera’da Bir Lola”oyununu, yaratıcılarının gözünden gördük, oyunun yönetmeni Buket Gülbeyaz ve oyunun yazarı Pınar Göktaş’ın bakış açısından hikâyeyi dinledik. Neler konuştuğumuzu sizlerle paylaşmak için heyecanlıyız.

 

1-Pera’da Bir Lola oyununda yer almak size neler hissettirdi? Mekan, oyunun atmosferini nasıl etkiledi?


Pınar: Oyunu yazmaya 2022’de başladım. İlk metinle şu anki arasında çok büyük farklar var. O günden bu güne ben de metin de Lola da çok değişti. Tüm bu süreç hem heyecan verici hem şüphe dolu geçti. Pera’da Bir Lola prodüksiyonel anlamda benim en büyük çaplı işim. Bu yüzden hikayeye benim kadar inanacak birilerine ihtiyacım vardı. O yüzden Buket’in oyunun yönetmeni olmayı kabul etmesi önemli anlardan biri benim için. Dramaturg Sinem Özlek’in projeye dahil olması da ikinci şansım oldu.


Buket’le tüm yolu birlikte yürüdük; hem rejisel hem de metinsel anlamda oyuna çok şey kattı. Süreçte bu projeye inanan kendi alanında yetkin bir sürü insan ekibe katıldı ve ekip son halini aldı. Geriye dönüp baktığımda iyi ki böyle bir işe kalkışmışım diyorum.


Oynadığımız ve oynayacağımız mekanları kabare ruhunun imkanlarını kullanmak adına titizlikle seçiyoruz. Oyunun sadece sahnede başlayan ve biten bir yapısı yok. Mekanla kullanımı ve etkileşim oyunda önemli bir yer tutuyor.


2-Bir oyun yazarı olarak, hikayeyi oluştururken ilk olarak karakteri mi, mekanı mı yoksa ana temayı mı ele alırsınız?


Pınar: Önce oyunun dünyası kendini gösteriyor, yani zihnimde ilk o beliriyor. Pera’da Bir Lola oyunu 1920’lerde İstanbul’da ve tekinsiz bir atmosferde geçecekti. Başladığımda emin olduğum şeylerden ilki buydu.


3-"Lola"nın hikayesi nasıl doğdu? Bu fikri ilk ne zaman ve nerede buldunuz?


Pınar: Tekinsiz bir kadın karakter yazmak istiyordum. Her deliğe giren çıkan bir şekilde yolunu bulan biri. Süreç içinde karakter kendini yazdırdı diyebilirim. Provalarda çok fazla şey eklendi ve çıktı. Oyunun yaşayan ve doğaçlamaya imkan tanıyan bir metni var. Her oyun başka şeyler çıkacağına eminim.


4-Karakterlerinizi yaratırken kimlerden veya nelerden ilham aldınız? Lola'nın karakteri, gerçek bir kişiden mi esinlenildi?


Pınar: Aslında birçok karakterin toplamı diyebilirim. Yazma sürecinde ve provalarda beni etkileyen işleri tekrar tekrar izledim. Cabaret’teki Sally Bowles, Gangs of New York’taki Jenny, Chicago’daki Roxie ve Velma, Vesikalı Yarım’deki Sabiha, birçok drag queen ve komedyen performansı.


5-Oyundaki karakteri nasıl tanımlarsınız? Karaktere hazırlanma sürecinizden bahseder misiniz? Onunla aranızda nasıl bir bağ kurdunuz?


Pınar: Lola, güvenilmez bir anlatıcı, düzenbaz ve tehlikeli bir gönülçelen. Etrafındaki olaylardan çok hızlı etkilenen çok dışa dönük biri, yüksek duyguların insanı.


Buket: Lola karakterini şeytan tüyü olan bir anti kahraman olduğu için çok seviyorum ve çok oyuncaklı buluyorum. Ayrıca bir sanatçı olarak yüz yıllar da geçse yaşadığımız zorluklar hep aynı, hayatta kalmak ve tutkusuna sahip çıkmak için verdiği mücadeleyi kendime yakın hissediyorum.

 

6-Oyunun genel teması olan "hayatta kalma" veya "umut, direnç" gibi konular, sizin karakterinizin hikayesinde nasıl bir yer buluyor?


Pınar: Lola karakteri her şeyden önce cesur biri. Hayatta kalma güdüsü çok güçlü.


Buket: Lola, hem bir göçmen hem de bir hayalperest olarak attığı her adımı birçok zorluğa rağmen atıyor. Dirayet ve dolayısıyla altta yatan umut onun karakterinin en temel özellikleri. 1920'lerde de geçse, Lola’nın hikayesini, zorluklara rağmen devam etmeyi hatırlattığı için seviyoruz.


7-Oyunda sizi en çok zorlayan sahne hangisiydi ve bu zorluğun üstesinden nasıl geldiniz?


Pınar: Oyunun sonunda efsanevi Maksim Jazz Kulüp ile ilgili bir sahne var. Hem dans ettiğim hem şarkı söylediğim ve (spoiler vermeden ifade edeyim) olayların geliştiği bir bölüm. Çok yüksek konsantrasyon isteyen hem fiziksel hem duygu olarak yoğun bir sahne. Bol prova ve çalışma ile istediğimiz yere doğru yaklaştık diye düşünüyorum.


Buket: Zorlayan değil ama zorluğuna rağmen daha çok sevdiğim kısımlar olabilir, o da bütün ekibin aktif olarak hikayeyi birlikte anlattığı ‘Hamamböceği’ ve ‘Bıçak Cambazı’ gibi müzikli kısımlar ve genel olarak tüm şarkılar:)


8-Oyunun seyirciden aldığı geri dönüşler nasıldı? En çok hangi tepkiler sizi şaşırttı veya etkiledi?


Pınar: Çok güzeldi. Seyircinin de oyuna kattığı çok güzel anlar var. Bu beklenmedik anlar arttıkça oyunun keyfi de artıyor.


Buket: Geri dönüşler mutluluk verici. Seyircilere keyifli bir oyun sunmayı hayal etmiştik, mekana özel deneyimlerle bu hayalimiz daha da pekişti. Şu an için en şaşırtıcı geri dönüşleri konservatuvar öğrencilerinden aldım. Oyuncunun seyirci ile kurduğu ilişki açısından oyunu ilham verici ve özgürleştirici bulduklarını söylediler.


Pera'da Bir Lola Oyunu - Pınar Göktaş
Pera'da Bir Lola Oyunu - Pınar Göktaş

 

9-Sahne öncesi ritüelleriniz var mı? Kendinizi rol yapmaya nasıl hazırlarsınız?


Pınar: Kendime yaptığım kısa ve fiziksel bir TED talk var, bir önceki oyunda beş sezon boyunca oyuna çıkmadan önce her zaman yaptım. Bu oyunda sahnede bana eşlik eden ve müzisyenlikleri dışında oyunculuklarıyla da oyuna katkı sağlayan harika bir ekip var. (Yusuf Hacıalioğlu, Ali Baran Özcan, Mehmet Taşkıbvardar ve Necmi Taşkıran) Birlikte bir oyun öncesi bir kulis ritüelimiz var. Bu coşku bana iyi geliyor.


Buket: Yönetmen olarak gözlemlediğim, bireysel bir oyun öncesi ritüelden çok, sağlam ve birbirini seven ekiplerin oyun öncesi toplu ritüelleri olduğunda bunun daha iyi çalıştığı. Bu basitçe birbirine sarılmak da olabilir, oyundan bir repliği birlikte söylemek de olabilir. Sahneye çıkmadan önce, biriz ve birlikte bu deneyime giriyoruz, hissini yaratmak işe yarıyor.


10-Gelecekte nasıl bir projede yer almak istersiniz? Var mı aklınızda canlandırdığınız özel bir rol?


Pınar: Şu an bir sonraki adımım ne olur hiç bilmiyorum. Yakın zamanda tek istediğim şey, Pera’da Bir Lola’yı uzun sezonlar keyifle oynamak.


11-Tiyatroya ve oyunculuğa ilgi duyan gençlere neler tavsiye edersiniz?


Pınar: Bol bol sanat tüketmelerini tavsiye ederim. Bu bir oyun da olabilir bir film de, sanat galerisindeki bir iş de. Bir de bir banka oturup etrafı izlemelerini tavsiye ederim.


Buket: Açıkçası birçok sanatçıyı ve röportajlarını takip eden birisi olarak o an için beni motive edici bir tavsiye duysam da, insan yaparak öğreniyor. Verebileceğim tek tavsiye; üretin ve deneyimlerinizden öğrenin.

 

12-Bir oyuncunun en önemli özelliğinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?


Pınar: Merak ve öz disiplin.


Buket: Teslimiyet, çünkü direnç göstermek sadece bir zaman kaybı. Verili duruma yüzde yüz adanmışlık gösterebilmek çünkü oyuncu inanırsa seyircinin hayal edemeyeceği bir şey yok.

 

Mucize Dergi ekibi olarak röportaja katılımınız için çok teşekkür ediyoruz. Pera'da Bir Lola oyun biletlerini aşağıdaki link üzerinden satın alabilirsiniz. Bir sonraki röportajda görüşmek dileğiyle.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Sosyal Medyada

Mucizelere Tanık Olabilirsiniz

  • Youtube
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Twitter

Mucizelere İnan

Gerçek Olsunlar

Reklam ve İş Birlikleri:

​0534 874 08 32

© 2026 by Mucize Dergi

Image by Andrew Neel

Yolculuğumuza Siz de Dahil Olun!

Mucize Dergi’de her fikir değerli, her ses duyuluyor. Aramıza katılın ve bu yolculukta birlikte yürüyelim!

Aramıza Katıldığınız için Teşekkürler :)

bottom of page