top of page

14 Şubat'a Tarihsel ve Bilimsel Bir Bakış


14 Şubat'ın Tarihi Gelişimi.
14 Şubat'ın Tarihî Gelişimi

14 Şubat: Sevgililer Çağı


“Erken Modern Dönem ya da Geç Rönesans olarak bahsedilen zaman dilimi her türden sevgilinin yer aldığı bir “Sevgililer Çağı” olarak karşımıza çıkar” (1). Nitekim “sevgi, sevilmek” ilk insandan bu yana gelmiş aidiyet duygularından biridir. İnsan doğası gereği bir yere ait olma, sevilme ve sevme ihtiyacı/zorunluluğu duyar. Bu zorunluluk kimi zaman korkuyla bastırılmış tanrısal figürler olarak karşımıza çıksa da insanı insan yapan en temel unsurdur. Bilimsel bir şekilde ele alacak olursak “aşk, diğer tüm bedensel olaylar gibi, tamamen biyokimyasal bir süreçten ibarettir ve nöral (sinirsel) ve hormonal yolaklar aracılığıyla açıklanabilmekte, hiçbir madde üstü ve mutlak olarak “soyut” olan bir anlam taşımamaktadır (3). “İlk görüşte aşk” ifadesi hormonal yaklaşımlara güzel bir örnek teşkil eder; dopamin, testosteron, östrojen, noradrenalin, serotonin, oksitosin ve vazopressin hormonları aşkın bilimsel yaratımını ifade eder. Nitekim ilk an hissedilen heyecan, mutluluk, bağ ve bağlı kalma bu hormanların seviyesinin artışıyla ilgilidir.


Sevgi ve aşkın temelinde cinsellikten ziyade bağ kurma, empati gibi duygular yer alır. Nitekim bu öznel bir tanımlamadır, kimi insanlar için birincil tercih sekstir. Seks olmasının sebebi ise zihniyet kodlarından gelmektedir. Aşkın tarihsel evrimi ve ilk homo türlerinden yola çıkacak olursak, hayatta kalma ve üreme ihtiyaçlarıyla beraber “ilk duygu kırıntıları” oluşmaya başlamış ve günümüz hâlini almıştır.


Günümüzde sıklıkla karşılaştığımız “kalbin ile düşün” ifadesi veya “aşkın kalpten” gelen bir duygu oluşu eski pagan geleneklerine dayanmaktadır. Nitekim her ne olursa olsun aşk/sevgi anlamlandırılmasında bile zihniyet kodları birbiri ardına teşekkül etmektedir.


İlk homo türlerinin yaptığı gibi “anlamlandırma”, “anlam katma” becerilerimizi sevgi ve aşka yoğunlaştırarak, bu kavramlar üzerine içsel derinlikler yaratmış ve bu derinlikte aşk ve sevgi üzerine milyonlarca şiirler yazılmıştır.


“Yaşamak, ilkin sevgi ile, sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil.”


Özdemir Asaf


Osmanlı Dönemi’nde yazılan aşk/sevgili şiirlerini cinsel arzu ve manevi dostluk arasında uyum sağlamaya yönelik arzuları ifade eder (1). Çoğu Osmanlı padişahı farklı mahlaslarla aşkını, dostuna duyduğu bağı şiirleriyle dile getirmiş ve bir duygusal antoloji hâline getirmiştir.



"The Kiss" Edvard Munch (1897)
"The Kiss" Edvard Munch (1897)

Aşk ve Sevginin Tanımı


Birçoğumuz için bu tanım birbirinden farklı olsalar da gıyaben aynıdır. Arapça bir kelime olan “ışk”tan türeyen “aşk”, Türk Dil Kurumu'nda şu şekilde tanımlanır: Bir kimse veya bir şeye karşı duyulan çok kuvvetli sevgi ve bağlılık duygusu. Buna kıyasla “sevgi” ise: İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu; muhabbet olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlar özünde aynı olarak görülse de “bize tanınmış olan insani anlamlandırma yeteneğimiz” sevgi ve aşk tanımında kendini göstererek aşkı, sevginin daha güçlü, derin ve yoğun bir biçimi olarak bize sunar. “Aşk ve sevgi ayrımı İngilizcede bulunmamaktadır ve her tür sevgi için ‘aşk’ sözcüğü kullanılmaktadır” (3).


Kültür Endüstrisinin Metası: 14 Şubat


Günümüz savaşları artık farklı fonksiyonlar kazanmıştır, bir toplumu derinden yaralamak top tüfekten ziyade daha az iş gücü ile kültürüne zarar vermek ve yok etmekle olur. Kültürün metalaşması kültür endüstrisinde yeni arayışlara yol açmış ve tüketici toplum “kültürün ticari bir meta” hâline gelmesiyle kültür üzerinde değişikliklere sebep olmuştur (2).


Post-Marksist düşünürlerden olan Althusser, devleti ideolojik baskı aygıtlarını sınıflandırırken “medya”yı özellikle vurgulamıştır. Nitekim medya sayesinde günümüz modası, zevksel ihtiyaçlar şekillenmekte ve yeni bir kültür ortaya çıkarak tüketici toplumu hararetlendirmektedir. Her sene bir üst model telefona geçme ve özel davetlerde giyinip kuşanılan elbiseler dönemin kültürünü etkilemekle kalmayıp, postmodern bir sanata da yönelmesine olanak tanımıştır. Buna en iyi örnek beyaz bir tuvale bant ile yapıştırılan muz verilebilir. Tüketici kültür endüstrisi eğlence, kültürel ve ekonomik dinamikleri harekete geçiren önemli bir unsurdur.


Geleneksel etkinlikler, panayırlar tüketimi arttıran başlıca unsur iken değişen ve özellikle kurgulanan düzen ile beraber, kültür ekonomisi bireylerin her anını kutlamaya dönüştürme çabası içindedir. “Yılbaşı, sevgililer günü, evlilik yıl dönümleri, kadınlar günü, babalar-anneler günü, doğum günü gibi kutlamalar, bu kapsamda ilk akla gelen yaratılmış özel günlerden bazılarıdır” (2). Bu bağlamda, 14 Şubat Sevgililer Günü, kültür endüstrisinin önemli ürünlerinden biri olarak, medya aracılığıyla romantik bir zorunluluk gibi sunulmakta ve kitle iletişim araçları, bu özel günün kutlama biçimlerini, alınacak hediyeleri ve mekân tercihlerini yönlendirmekle beraber, bireyleri tüketim odaklı bir sürece dâhil etmektedir.



Sevgililer Gününün Tarihi


Sevgililer gününün kökeni Katolik Roma Kilisesi’ne dayanmaktadır. Lakin Orta Çağ Roma’sına Hristiyanlık tenezzül etmeden önce halk arasında paganizm hâkimdi. Paganizm Roma’sında 15 Şubat tarihi “doğurganlık günü” ve “bereket tanrısı Lupercus” günü olarak kutlanılmaktadır. O güne özel kurbanlar kesilir ve kesilen kurban derileri kadınların vücutlarına değdirilmekte, böylelikle o sene kadının doğurganlığının artacağına inanılırdı.


Hristiyanlığın kabulüyle beraber Lupercus kutlamaları devam etse de zamanla Aziz Valentine günü olarak değişmiştir. Aziz Valentine isimli birçok kişi olduğu bilinmekte ve bu konuda kesinlik söz konusu değildir. Bilinene göre Roma İmparatoru II. Claudias dönemi yaşayan Aziz Valentine, imparatorun koyduğu devlet adamlarının evlenme yasağına karşı çıkarak, devlet adamlarını gizlice evlendirmiş ve daha sonra kurallara itaatsizliği yüzünden 14 Şubat’ta idam edilmiştir. Efsaneye göre idam edilmeden önce sevgilisine verdiği veda kartı, 14 Şubat Sevgililer Günü tebrik kartlarının kaynağı olmuştur. 14 Şubat 496 tarihinde Papa Gelasius, Aziz Valentine’nin onuruna 14 Şubat’ı kutlama ve yâd günü ilan etmiştir. Sadece Roma kaynakları değil, Antik Yunan takvimlerinde, ocak ve şubat ayı ortaları arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmış ve Zeus ile Hera’nın kutsal evliliğine adanmıştır.


“Kültür Endüstrisinin Metası 14 Şubat” başlığı altında değindiğimiz tüketici toplum ve sevgililer günü bağı ilk icraatını 20. yüzyılda, Amerika Birleşik Devletleri’nde göstermiştir. 14 Şubat’ın ilk tebrik kartı ise 19. yüzyılda Amerikalı Esther Howland’ın sevgilisine yollamasıyla beraber tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem hâline gelmiş ve tebrik kartları, çikolatalar, çiçekler vb. şeylerle kendini gösteren kapitalist düzen, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü yaygınlaştırarak günümüzde dünyanın birçok ülkesinde farklı kültürel uygulamalarla kutlanmaya devam ettirmektedir.




KAYNAKÇA:

1) Topuz B. Sevgililer çağı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 2018;3(2):434-7. https://doi.org/10.33905/bseusbed.477131


2) Canöz N. Kültür endüstrisi ürünü olarak 14 şubat sevgililer günü. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2015;34:135-43.


3) Bakırcı ÇM. Aşk nedir? Neden evrimleşmiştir? Nasıl aşık oluruz?. Evrim Ağacı. Erişim adresi: https://evrimagaci.org/s/354 (Erişim tarihi: 12.02.2025).


4) Biletix Blog. 14 Şubat nasıl sevgililer günü oldu? Erişim adresi: https://blog.biletix.com/guncel/14-subat-sevgililer-gunu-12130?utm_source=chatgpt.com (Erişim tarihi: 12.02.2025).


5) Medium Türkiye. 14 şubat sevgililer günü: Aşkın tarihi. Erişim adresi: https://mediumturkiye.com/14-%C5%9Fubat-sevgililer-g%C3%BCn%C3%BC-a%C5%9Fk%C4%B1n-tarihi-e413ad4eb53e (Erişim tarihi: 12.02.2025).


6) GO Blog | EF Blog Türkiye. Dünyanın farklı yerlerinde sevgililer günü. Erişim adresi: https://www.ef.com.tr/blog/language/sevgililer-gunu/ (Erişim tarihi: 12.02.2025).

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Sosyal Medyada

Mucizelere Tanık Olabilirsiniz

  • Youtube
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Twitter

Mucizelere İnan

Gerçek Olsunlar

Reklam ve İş Birlikleri:

​0534 874 08 32

© 2026 by Mucize Dergi

Image by Andrew Neel

Yolculuğumuza Siz de Dahil Olun!

Mucize Dergi’de her fikir değerli, her ses duyuluyor. Aramıza katılın ve bu yolculukta birlikte yürüyelim!

Aramıza Katıldığınız için Teşekkürler :)

bottom of page