Enerji Düşüklüğü Mü, Ruh Yorgunluğu Mu?
- Hilal Ecem Arı

- 3 gün önce
- 3 dakikada okunur

Ruh Yorgunluğu
Zaman zaman çoğumuzun yaşadığı bir durumdur; kolumuzu kaldırmaya hâlimizin kalmaması… Kesintisiz uyusak da çok yorulmasak da bir türlü o enerjik hâle kavuşamayız. Bu durumun nedeni bazen vitamin eksikliği ya da fiziksel bir sağlık sorunu olabilir; âmâ bazen de ruhumuz yorulmuştur, hatta tükenmiştir.
Fiziksel Mi, Ruhsal Mı?
Enerji kaybı bazen bedensel, bazen de ruhsal kaynaklı olur. Bedensel olan enerji kaybı, genellikle dinlenince geçer ancak ruhsal yorgunluk çok daha derin bir durumdur. Kişinin yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür. Birçok insan bu hissi “az uyudum” veya “çok yoruldum” diye açıklar ve çözümü kahvede, takviyelerde arar. Oysa içten gelen bir enerji eksikliği, dış uyaranlarla kolay kolay toparlanmaz. Sebebi bulunmadığında ise tükenmişlik sendromuna kadar ilerleyebilir.
Psikolojik Yorgunluk Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler kişiden kişiye değişse de genelde şu şekildedir:
Gece deliksiz uyuduğunuz hâlde yorgun uyanmak,
Gün içinde sürekli uyku hâlinde olmak,
Eskiden keyif veren şeylerden uzaklaşmak,
Sürekli endişeli, kaygılı ya da sinirli hissetmek,
Konsantrasyon ve motivasyon kaybı yaşamak.
Bu belirtileri fark ettiğinizde psikolojik yorgunluk yaşadığınızı tahmin etmeniz hiç de zor olmayacaktır.
“Bazen sadece ruhumuz dinlenmek ister”
Psikoloji mezunu Nur İlayda Bilgen, ruhsal yorgunluğu şöyle anlatıyor:
“Aslında ‘Hiçbir şey yapmasam da yorgunum’ cümlesi, günümüzün ruh hâlini çok güzel özetliyor.
Sürekli bir yerlere yetişmeye, her şeye yetmeye çalışıyoruz. Sosyal medya, iş temposu, geleceğe dair belirsizlikler ve sürekli uyarana maruz kalmamız beynimizi durmaksızın ‘hazır ol’ modunda tutuyor. Bu da zamanla hem duygusal hem de bedensel tükenmeye yol açıyor. Yani çoğu zaman yorgun olmamızın nedeni bir şey yapmamız değil; sürekli tetikte olmamız.
Görünmez bir stresin içinde yaşıyoruz ve haliyle sürekli bitkin hissediyoruz.”
Bilgen’e göre enerji düşüklüğüyle ruhsal yorgunluğu birbirinden ayırmak mümkündür:
“Enerji düşüklüğü genelde bedensel bir sinyaldir; uykusuzluk, kötü beslenme ya da yoğun tempoyla ilgilidir. Ruhsal yorgunluk ise daha derindedir. Kişi iyi dinlense bile kendini toparlayamaz; yaptığı hiçbir şey anlamlı gelmez, içsel bir boşluk hisseder. Basitçe söylemek gerekirse enerji düşüklüğü, bedenin dinlenme ihtiyacıdır, ruhsal yorgunluk ise hayatın yönünü değiştirme çağrısıdır.”

Ruhun Dinlenmeye İhtiyacı Olduğunun İşaretleri
Ruhun dinlenmek istediğini genelde sessizlik söyler. Bir zamanlar keyif veren şeyler artık anlamını yitiriyorsa, sabahları motive uyanamıyor ya da kendini sürekli “otopilotta” hissediyorsanız, bu bir yavaşlama çağrısıdır.
Durmak, düşünmek ve kendini hissetmek, bunlar başlangıç noktasıdır. Bazen sadece durmak, bazen ise harekete geçmek iyileştirir. Kiminin ilacı sessizliktir, kimininki yeni bir deneyim. Kendimize şu soruyu sormak küçük ama etkili bir adımdır:
“Ben şu anda ne hissediyorum?”
Dengeyi Bulmak
Bilgen, kendi hayatında enerjisini dengelemek için şunları söylüyor: “Enerjimin düştüğünü hissettiğimde genelde yazarım. Hissettiklerimi, mutluluklarımı ya da öfkemi kâğıda dökmek bana iyi gelir. Hem kendi sesimi duymamı sağlar hem de sadece bana ait bir an yaratır. Bazen yürüyüşe çıkarım, bazen bulunduğum ortamdan uzaklaşırım. Sadece 15 dakikalık sessizlik bile bazen yeter. Çünkü dengeyi bulmak büyük değişikliklerle değil, insanın kendi iç sesine dönmesiyle mümkün olur.”
Ruhu Dinlendirmenin Yolları
Enerji düşüklüğü, vitamin eksikliği veya sağlık sorunlarından kaynaklanıyorsa öncelikle bir doktora başvurmak gerekir. Eğer yaşanan durum ruhsal bir yorgunluksa bunun için tek bir formül yoktur. Kişi kendine iyi geleni bulduğunda o değişimi hissedecektir. İyi gelebilecek bazı yöntemler şunlardır:
• Gün içinde kısa molalar vermek, kişinin kendini dinlemesine yardımcı olur.
• Uyku ve beslenme düzenini oturtmak psikolojiyi güçlendirir.
• Hobilere yönelmek stresi azaltır; kimine yürüyüş iyi gelir, kimine müzik.
• Meditasyon, yoga ya da spor yapmak hem bedeni hem ruhu besler.
• Seyahat etmek, yeni yerler görmek, sevdiklerine vakit ayırmak ruhu tazeler.
• Yazmak, kişinin iç dünyasına ayna tutar.
• Sosyal medya ve uzun ekran sürelerini azaltmak, zihinsel gürültüyü hafifletir.
Bedenin yorulması ve dinlenmeye ihtiyaç duyması ne kadar normalse, ruhumuzun da zaman zaman sessizliğe, yalnızlığa ve yenilenmeye bir o kadar ihtiyacı vardır. Kendini dinlemek, psikolojik olarak neye ihtiyacın olduğunu anlamanın en dürüst yoludur. Herkesin ruhuna iyi gelecek yöntem farklıdır; önemli olan, kendi iç sesine kulak verebilmektir.




Yorumlar