ACT ve Mindfulness
- Barkın Mutlu

- 21 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Oca 2025

Hayat, tabiatı gereği kaçınılmaz zorluk ve engellerle doludur ancak bu zorluklarla nasıl başa çıktığımız, yaşam kalitemizi ve mutluluğumuzu şekillendirir. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ve Mindfulness, bireylerin bu zorlukları aşmasına yardımcı olmak için geliştirilmiş iki radikal yaklaşımdır. Bu yaklaşımlar, kişinin acıyla ilişkisinde köklü bir değişim yaratmayı ve daha lehine bir yaşam sürmesini hedefler. ACT, kişinin acı verici duygu ve düşüncelerle savaşmasının aksine onları kabullenmesini teşvik eder. Bu yaklaşım, hayattaki acıların kaçınılmaz olduğunu kabul ederken, bireyin bu deneyimlerle birlikte değerlerine uygun bir yaşam sürmesine olanak tanır.
ACT’nin altı temel süreci vardır: Kabul, bilişsel ayrışma, değerler, kararlı eylem, şimdiki an farkındalığı ve kendilik algısı. Bu süreçler, bireyin zorlu düşüncelerle ilişki kurma biçimini değiştirerek onların etkisini azaltır. Şayet örnek vermek gerekirse; birey olumsuz bir düşüncede saplanıp kalmak yerine bu düşünceyi fark eder ancak onu yaşamını yönlendiren bir gerçeklik olarak kabul etmez. Mindfulness ise bireyin dikkatini bilinçli ve yargısız bir şekilde şu ana yönlendirme pratiğidir. Zihin, geçmiş pişmanlıklar ya da geleceğe dair kaygılar arasında dolaşırken, Mindfulness, bireyi “şimdi ve burada” olmaya davet eder. Bu farkındalık hâli, bireyin duygusal tepkilerini düzenlemesine, stresle daha etkin bir şekilde başa çıkmasına ve yaşamın küçük anlarını takdir etmesine olanak tanır. Örneğin; Mindfulness pratiği yapan bir kişi, kaygı uyandıran bir durumda kendi nefesine odaklanarak zihinsel berraklığa ulaşabilir ve daha sağlıklı tepkiler verebilir.

ACT ve Mindfulness, aynı zamanda birbirlerine perçinleşmiş yaklaşımlardır. Mindfulness, ACT’nin “kabul” ve “şimdiki an farkındalığı” süreçlerini güçlendirir. Birey, Mindfulness pratiğiyle acı verici duygularını kabullenmeye daha yatkın hâle gelir ve bu sayede ACT’nin diğer süreçlerini daha aktif bir şekilde uygulayabilir. Örneğin uzay-zamanda bir birey, söz gelimi iş kaybı gibi bir olumsuzlukla karşılaştığı vakit Mindfulness sayesinde bu kaybın getirdiği duyguları yargılamadan gözlemleyebilir; ACT aracılığıyla da bu durumu hayatının değerleri doğrultusunda yeni bir başlangıç yapma fırsatına dönüştürebilir. Nihayetinde ACT ve Mindfulness, bireylerin hayattaki zorluklarla daha sağlıklı ve anlamlı biçimde başa çıkmasına olanak tanır.
Zorlukları kabul etmek; onları çözmekten vazgeçmenin aksine yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak görüp, enerjiyi değerli ve anlamlı hedeflere yönlendirmektir. Bu yaklaşımlar, bireylerin kendi yaşamlarının aktif yaratıcısı olmalarını sağlar. Mütemadiyen geçmişe dönüp oradaki sorunları çözmeye çalışmak, bizi sonsuz bir döngüde kıstırabileceği gibi bizleri geçmişe dair obsesif, aşırı duygusal hâle de getirebilir. Elbette geçmiş üzerine bir kontrol yeteneğimiz yok lakin “şu an” ve “gelecek” bizim elimizde. Unutulmamalı ki “bu” günlerimiz de bir zamanların geçmişi hükmünde. Mindfulness ve ACT ile şu anımızı ve geleceğimizi sağlıklı bir biçimde kontrol etmek mümkün!
KAYNAKÇA:
Harris, R. (2008). The Happiness Trap: How to Stop Struggling and Start Living.
Kabat-Zinn, J. (1990). Full Catastrophe Living: Using the Wisdom of Your Body and Mind to Face Stress, Pain, and Illness.
Hayes, S. C., Strosahl, K. D., & Wilson, K. G. (1999). Acceptance and Commitment Therapy: An Experiential Approach to Behavior Change.




Kaygı bozukluğu yaşayan , kişiler için öantıklı bir pencere açıyor.