top of page

14 Şubat: Bir Gün Değil Her An Sevmek


Aşkın İlk Hali: Sarılmak
Aşkın İlk Hali: Sarılmak

Aşk Nedir?


Kimine göre aşk kimine göre sevda, bana göre ise bir kişinin milyonlarca kişi içinden kendi parçasını bulmasıydı. Kendisini tamamlayan bu parçaya sımsıkı tutunmasıydı. İnsanların aklını başından alan, onlara yemek yemeyi, uyumayı, nefes almayı hatta kendi varlıklarını unuttururdu. Onları tarif edilemez duygular içine sokan, göğüs kafesinin altındaki kalplerinin hızlanmasına sebep olan; destanlara, romanlara, şiirlere, masallara, filmlere, şarkılara konu olan mucizevi bir duyguydu. Bazen bizleri ilk görüşte bazen de zamanla etkisi altına alan bu  duygu çok tuhaf değil mi? Belki de hiç bilmediğin, varlığından haberdar olmadığın bir parçaya âşık olmak.



Sevmek Zamanı (Metin Erksan, 1966)
Sevmek Zamanı (Metin Erksan, 1966)

Aşk bizden çok şey istemez, belirli kalıplara sığmaz çünkü aşkın belli bir dili, dini, milleti yoktur. Bir kişinin gözlerine bakıp kaybolmak için aynı dili bilmeye, aynı dine mensup olmaya gerek yoktur. Ki zaten âşık olmak planlanan bir şey de değildir. Hiç beklenmedik bir anda kalbinde küçük bir tohum olarak yer edinir. Filizlenir, dallanır ve içinde yavaş yavaş büyümeye devam eder. O kadar büyür ki içinize bile sığdıramazsınız. Taşar, bedeninizi ele geçirir. Artık sadece sevdiğiniz için yaşarsınız. Yaşamınızdaki her şey ondan ibaret olur. Huzur onun kokusunda, mutluluk onun gözlerinin derinliğinde özlem ise onun teninde saklıdır. Bütün duyguların birleşim noktasıdır. Bunca yıllık kaybettiğiniz evinizdir aslında. İçinde yeni bir dünya yarattığınız sıcacık bir yuvadır.


Bir Gün Değil, Her An


Böylesine derin ve sonsuz  bir duygu neden sadece tek bir güne sığdırılmaya çalışılıyor? 14 Şubat gerçekten de aşkı kutlayan bir gün mü yoksa insanları belli kalıplara sığdırmaya çalışan basit bir alışkanlık mı? Aşk, sadece bir çiçekten ve hediyeden mi ibaret? İnsanları belli kalıplara sığdırmaya çalışan bu alışkanlık, sevgililer arasında zorunluluk olarak görülmeye başlandı. Sanki o gün kutlanmazsa birbirlerine olan sevgileri yalandan ibaretmiş gibi düşündüler. Oysa 14 Şubat'ı diğer sıradan günlerden ayıran neydi? O gün alınan basit bir hediye gerçekten de sonsuz aşka denk miydi?  Tabii ki değildi. Hiçbir hediye, bu aşka denk değildi. Hem aşk tek bir güne sığmaz, sığdırılamaz. Tüm saatler, günler, yıllar sizin olsa yine de yetmez. Birlikte olduğunuz daha fazla zamana ihtiyaç duyarsınız.


Ah bu aşk var ya ucu bucağı görünmeyen, derinliği belirsiz olan bu aşk bırak kalıpları ömre sığmaz. Belki de aşk özel günleri değil sıradan günleri anlamlı kılmaktı. Onun kokusunu herkesin kokusundan ayırt etmekti. Gözlerini onun varlığını hissederek açmaktı. Onun kahkahasında kaybolmaktı. Yüzünün her bir detayına hâkim olmaktı. Aşk sadece iyi günde değil kötü günde de birlikte olmaktı.


Özlemekti.


Sadece yaşarken değil de öldükten sonra bile aşkına sahip çıkmaktı. Aşk yalnızca 14 Şubat'ta değil her an var olmaktı.


Ataol Behramoğlu (Türk Şair-Yazar)
Ataol Behramoğlu (Türk Şair-Yazar)

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk, iki kişiliktir."


-Ataol Behramoğlu

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Sosyal Medyada

Mucizelere Tanık Olabilirsiniz

  • Youtube
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Twitter

Mucizelere İnan

Gerçek Olsunlar

Reklam ve İş Birlikleri:

​0534 874 08 32

© 2026 by Mucize Dergi

Image by Andrew Neel

Yolculuğumuza Siz de Dahil Olun!

Mucize Dergi’de her fikir değerli, her ses duyuluyor. Aramıza katılın ve bu yolculukta birlikte yürüyelim!

Aramıza Katıldığınız için Teşekkürler :)

bottom of page